Bakan Selçuk süre istedi: 15 Ekim’e kadar sabredin

0

Bakan Selçuk süre istedi: 15 Ekim’e kadar sabredin. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, iki ay bir haftadır birçok kişinin kendisinden icraat beklediğini söyledi. Bakan Selçuk şöyle dedi: “Bütün sistemi kabaca bir analiz etmemiz lazım arkadaşlarla. Bunu yapmadan, akşam düşündüm, sabah şunu yapayım meselesi değil bu. Onun için 15 Ekim’e kadar biraz sabretsin insanlar.”

BAKAN SELÇUK SÜRE İSTEDİ: 15 EKİM’E KADAR SABREDİN

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk TRT’de katıldığı programda öğretmen atamasından müfredat değişikliğine, LGS’de açıkta kalan öğrencilerden açıklanacak makro plana kadar birçok soruyu yanıtladı. İşte Selçuk’un açıklamaları:

BİRÇOK KİŞİ BENDEN İCRAAT BEKLİYOR

İki aydır birçok kişi icraat bekliyor, ‘Bir şey yapması lazım artık Ziya Hoca’nın’ diyorlar. Sosyal medyada özellikle bunu fark ediyorum. Ben bir bilim insanıyım ve veriyi görmeden bir planlana yapmam. Yani sahayı görmem lazım ve bütün sistemi kabaca bir analiz etmemiz lazım arkadaşlarla. Bunu yapmadan, akşam düşündüm, sabah şunu yapayım meselesi değil bu. Onun için 15 Ekim’e kadar biraz sabretsin insanlar. Neyi planladığımızı ne yapmak istediğimizi çok daha net olarak ifade etme fırsatımız olacak. Ben bilerek hemen acil icraatlara geçmemeyi tercih ediyorum.

ARALIK’TA 20 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK

Bütçede bir tasarruf dönemindeyiz. Bu sene aslında 2018 için planlanan öğretmen sayısı 20 bin ile sınırlıydı. Sonradan 5 bin atama daha gerçekleşti. Ücretli öğretmenlerin kadroya alınmasıyla ilgili ve benim göreve geldikten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızdan istihramım oldu: ‘Öğretmen arkadaşlarımın beklentilerinin farkındayım, onlar benim için hayattan bir şey bekleyen insanlar. Onlar bir istatistik değiller, onlar insan ve umutları, beklentileri var. Biliyorum ekonomik olarak da tasarruf dönemindeyiz ama bir 20 bin kadro daha.’  İnanın ikinci cümleyi kurmadan bu 20 bin kadro daha alındı. Aralık sonunda da bu yapılacak. Meclis’in açılmasını bekliyoruz. Şu an yapamamamızın nedeni bu kanuni bir düzenleme gerektirdiği için Meclis’in açılmasını bekliyoruz. Aralık sonunda 20 bin öğretmen daha atanacak.

GÖREVE BAŞLAYAMAYAN ÖĞRETMENLER

Sözleşmeli öğretmenlerin bazıları güvenlik soruşturması nedeniyle bugün göreve başlayamadı. En geç bu hafta içinde çözülür, Sayın İçişleri Bakanımızla cuma günü tekrar görüşme fırsatımız oldu ve orada kendisinin talimatı doğrultusunda hemen 2-3 gün içerisinde bunun halledileceğiyle ilgili bilgi aldım. Yani muhtemelen yarın itibarıyla bu sorun tümüyle çözülmüş olacak.

ÖĞRETMEN OKULUNA BENZER BİR ÖĞRETMEN EĞİTİMİ

Yeni mezun olacak öğretmen adaylarının eğitiminin yeniden düzenlenmesi ve biraz eski öğretmen okuluna benzer bir öğretmen eğitimine yönelmek söz konusu. Öğretmenlerimiz uzun soluklu eğitimlere katıldığında kendilerine hem sertifika, belge, diploma anlamında hem de maddi olarak bazı katkıların olması planlanıyor. Bunun ötesinde yükseköğretime ciddi düzenlemeler planlıyoruz.

KARMA EĞİTİM KALKACAK MI?

‘Karma eğitim kalkacak iddiası’ gündemimizde hiçbir şekilde yok. Bizim muhatap olmak istediğimiz sorular şunlar: “Bizim çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlayacaksınız? PISA ile bağlatılı olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?”  Benim konuşmak istediğim şeyler bunlar. Bazen çok şaşırıyorum Türkiye nasıl böyle bir şeyi konuşuyor? Bir vatandaş MEB yönetmeliğini mahkemeye veriyor. MEB’in de hatası olmuştur, olacaktır verebilir. Mahkeme diyor ki; ‘Siz meslek liseleri gibi kurumlardan bahsediyorsunuz, bunlardan bahsederken bunları karma eğitimle tanımlıyorsunuz bu doğru değil. Yasada kullanılan ifade alt metinde tekrar edilemez.’ MEB’e ders veriyor. Bir ay içerisinde mahkeme kararını uygulamak zorundayız. Bürokratlar da çıkarmış. Muhalefete ihtiyacı olanlar bunun üzerinden konuyu köpürtüyor. Ben anlamaya çalışıyorum. Yasanın söylediği şekilde (karma eğitim yapılır) 15’inci madde devam ediyor. Bazı durumlarda kız ve erkeklerin ayrı ayrı eğitim alabilir maddesi de 1974’ten beri var. Bu ifade orada duruyor. Yine duracak.

 

LGS’DE AÇIKTA KALAN ÖĞRENCİLER

Liseye geçişle ilgili göreve geldiğimde kılavuz vardı, haziran ayında yayınlamıştı. Bu kılavuza dayalı olarak sınav yapılıyor. Bu kılavuzun bir kelimesi değişse bile hukuken sınav iptal ediliyor. İlk yerleştirme sonucunda 90 bin öğrenci açıkta kaldı. Cuma günü itibariyle yerleşmeyen 3 bin küsur öğrenci vardı. Bu bizim sorunumuz, buna sahip çıkıyoruz. Cumartesi günü 3 bin çocuk için genelge yayınladık. Komisyonların bu çocukların istedikleri yerlere yerleşmesi için daha esnek hareket etmesi için bir genelge. Açıklayacağımız sistemle herkes çok rahat yerleşecek. Coğrafi bilgi sistemiyle derslik durumunu daha net göreceğiz, okullarımız daha rahatlayacak. Akademik olarak baktığınızda problemi bileşenlere ayıracağız. Sınavda sorular soruda bilgi mi lazım çocuğun formül ezberlemesi gerekmiyor, formülü soruda vereceğiz. Mesleki eğitimi güçlendirmeden yükseköğretim talebini düşüremeyiz. Mesleki eğitim iyileşir, çocuklar orada tatmin olursa sınava ilgi düşer. Sınavın tipini değiştirmeyeceğiz, sadece adını değiştirerek sorunu çözmeye çalışmayacağız. Üç yıllık program sonunda bu konu toplum için net biçimde algılanacak. Aslında reform yapmıyoruz, yaptığımız inşa. Dünya nerede biz neredeyiz, bunu inşa etmemiz lazım.

DERSHANE İHTİYACI ORTADAN KALKACAK

Eğer biz dershanenin ortaya çıkma şartlarını düzenlemeksizin sadece dershaneyi ortadan kaldırmaya çalışırsak onun varoluşunun tabi nedeni hala yaşıyordur. dolayısıyla dershane yaşıyordur. Şu anda 2 bin 540 civarında dershane var. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu dershanelerin kesin ve net olarak kaldırılmasıyla ilgili şüpheye yer götürmeyecek şekilde talimatı var.

MÜFREDATTA KISA VADEDE DEĞİŞİKLİK YOK

Müfredatla ilgili ekip olarak kısa vadede değişiklik anlamında bir düşüncemiz yok. Temelde düşüncem şudur. Müfredat acemi öğretmene lazımdır. Usta öğretmenin müfredata ihtiyacı yoktur. Ana başlıkları verin şuraya ulaşmak istiyorum demeniz yeterlidir. Acilen bir şey yapmamak lazım. Değişikler elbette yapılacak. Ama yapılmadan önce iki sene kadar tüm öğretmenlerimiz zaten hazırlanmış olacak. Yeni müfredat çıktı bunu yapıyoruz değil.

 

 

İKİLİ EĞİTİM KALDIRILACAK MI?

3 yıllık vizyonun temel parametrelerinden bir tanesi bu. Biz bunu kaldırmak zorundayız. 2020 yılının sonu bizim bunun için hedefimiz. 3 yıllık vizyonun içerisinde, ‘Türkiye artık ikili eğitimi konuşmasın’ şeklinde net bir hedefimiz var. 2020’nin sonunda bunun kalkacağı, biz de ikili eğitmin kalkmasının ötesine geçmeyi hedefleyen bir vizyon içeriğine sahip olacağız.

 

LİSE TÜRLERİ ARTMAMALI

Lise türlerini arttırmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum, deneyimlerim bunu gösteriyor. Bizim program türlerini arttırmamız lazım ama bu da ekonominin ihtiyaçlarıyla paralel olması lazım. Eğitimin ana hedefi elbette insan yetiştirmektir ama ekonomiyi de dikkate almaktır, sanayiyi de dikkate almaktır, hizmet sektörünü de dikkate almaktır. Oradaki ulusal durum, milli perspektif ve uluslararası perspektif neyse bizim lise programlarımız bununla ilgili olabilmeli. Yani bizim çocuklarımız eğer bir meslek paketi alacaklarsa ki onu da şimdiden söyleyeyim, Anadolu lisesi öğrencilerinin bile bir meslek paketi almasını istiyoruz. Meslek lisesi zaten alacak ama her çocuğun bir beceriye sahip olmasıyla ilgili bir modüler sistem üzerinde çalışıyoruz. Daha doğrusu bununla ilgili çok ciddi bir birikim zaten eskiden beri vardı. Bizim iki sene önce simüle ettiğimiz bir yapı da vardı. Onun biraz daha gelişmişini şimdi düzenliyoruz.

Paylaş

Yorumlar kapatıldı