Eğitimde eşitsizlik 3 koşulu sağlayınca kalkıyor?

0

Eğitimde eşitsizlik 3 koşulu sağlayınca kalkıyor? Eğitimde eşitsizlik nasıl ortadan kalkar? Düşük gelirli bir ailede doğmuşsanız, sosyo-ekonomik merdivenin daha yüksek basamaklarına erişme şansınız nedir? Dünya Bankası bu soru üzerinden yola çıkarak aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 148 ülkenin verilerini inceledi. “Dünyada Kuşaklar Arası Ekonomik Hareketlilik Ne Kadar Adil?” başlıklı raporda yoksulluğun kuşaktan kuşağa geçtiğine dikkat çekiliyor. Ancak rapor doğuştan gelen eşitsizliğin eğitim ve kamusal politikalarla aşılabileceğini de vurguluyor.

EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİK 3 KOŞULU SAĞLAYINCA KALKIYOR?

Dünya Bankası’nın 148 ülkede yaptığı analizlerin yer aldığı “Dünyada Kuşaklar Arası Ekonomik Hareketlilik Ne Kadar Adil?” raporu Türkiye’de tanıtıldı. Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM’de ele alınan raporun sunumunu Dünya Bankası Ekonomisti ve Yoksulluk ve Eşitsizlik Araştırmaları Lideri Roy Van der Weide yaptı.

3 KOŞULU SAĞLAYAN EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK SORUNUNU AŞIYOR

Gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye’de yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarıldığı üzerinde analizler yapılan raporda, ülkelerin bu durumdan kurtulması için 3 şart sıralanıyor.

“Nitelikli okul öncesi eğitime her çocuğun erişebilmesi, kamu harcamalarının ‘önce eğitim’ diyerek ele alınması ve hedeflenecek kitlenin yoksul aileler olması.”

Bu koşullar sağlandıktan sonra yapılan analizler, eğitimin yoksulluğu kader olmaktan çıkarabileceği de gösteriyor.  

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ EKONOMİYİ DE ETKİLİYOR

Dünya Bankası Ekonomisti Roy Van der Weide, ülkelerin gelişmişlik seviyesi arttıkça ekonomik ve eğitim alanındaki hareketliliğin arttığına dikkat çekti. Weide, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde yatırımların yapılmaması halinde ekonomik anlamda olumlu bir ilerleme kaydedilemeyeceğinin de altını çizdi.

Weide, Türkiye’de ailelerinin eğitim seviyesi yükseldikçe çocukların eğitim seviyelerinin de yükseldiğine değindi. Weide, bunun alkışlanacak bir durum olmasına karşın asıl nedeni şöyle açıkladı: Türkiye’deki ailelerin dünyaya göre nispeten daha düşük seviyede eğitimli olmasından kaynaklanıyor. Weide, Türkiye’de politikacıların, çocukluk döneminin erken aşamalarına yatırım yapması gerektiğini şu sözlerle dile getirdi:

ANNE BEBEK SAĞLIĞINA YATIRIM ÖNEMLİ

“Yaşam döngüsünün ilk aşamalarına yoğunlaşmak gerekiyor. Yatırımlar erken dönemde yapılmazsa sonradan daha maliyetli hale gelebiliyor. Örneğin, anne-bebek sağlığına yatırım yapmak önem taşıyor. Büyüme geriliğinin yüksek olduğu yerlerde ekonomik hareketliliğin düşük kaldığını gördük.”

 

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK TRANSFER EDİLİYOR

TEDMEM Direktörü Prof. Dr. Emin Karip, alt gelir grubundan üst gelir grubuna geçişin analizini Türkiye için yorumladı. Karip, Türkiye’nin 148 ülke arasında 120. sırada olduğunu belirtti. Karip, raporun Türkiye bulgularına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’de yıllar geçtikçe refah düzeyinde bir yükselme var. Ancak, alt yüzde 50’lik dilimdeki birinin üst yüzde 25’lik dilime geçme olasılığı çok düşük. Yani yoksulluk aslında devam ediyor.

ÜST GELİR GRUBUNA GEÇİŞ NASIL OLUR?

Peki bir üst gruba geçiş nasıl olabilir? Eğitimde eşitlik öncelikli konu. Mesela alt gelir grubundan üst gelir grubuna geçiş kadınlarda daha zor. Örneğin 1980’lerde kadınların yüzde 11’inin erkeklerin ise yüzde 21’inin bu geçişi sağladığını görmekteyiz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise, bir politika izlerken kadın ve erkek arasındaki eğitime erişim imkânının eşit olması gerektiğidir. İkinci bir nokta tüm okullarda adil ve kaliteli eğitimin sunulması. Bunun için de daha çok kamu yatırımı yapılmalı. Türkiye’de ne yazık ki yoksulluk anne babadan çocuğa transfer ediliyor. Türkiye bir başarı hikâyesi yakalamak istiyorsa öncelikli olarak okullardan başlamalı. Bütün çocuklar devlet okullarında anne ve babalarının maddi imkânlarından bağımsız olarak kaliteli eğitim almalı. Öğretmenlere de burada büyük iş düşüyor. Öğretmenler de çocukları iyi gözlemlemeli ve eğitim sürecine anne ve babayı da dahil ederek onlara bir hayat kurgusu ve motivasyon oluşturmalı. Kaliteli eğitimi sağlayıp, kamu politikalarını destekleyecek ilave eğitim hizmetleri sağladığımızda gelir durumundan bağımsız olarak üst dilime geçiş daha kolay olacaktır. Bunu yapmaz isek, okulun dışında eğitim almak ihtiyaçları yaratır isek, kurslar gibi, özel dersler gibi etütler gibi, ailenin eğitim harcamalarını arttırırsak alt ve üst gelir arasındaki makasın daha da açılmasına sebep oluruz.”

 

RAPORUN ANA BULGULARI:

  • Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik hareketlilik, yüksek gelir grubundaki ülkelere göre daha düşüktür.
  • Gelişmekte olan ülkelerde kadınlarda yukarıya doğru ekonomik hareketlilik olasılığı erkeklere göre daha yüksektir.

ÜST GELİR GRUBUNA GEÇİŞ ORANLARI NEDİR?

  • Türkiye’de alt %50’lik gelir grubundaki nüfustan en yüksek %25’lik gelir grubuna geçme olasılığı yaklaşık olarak;
  • 1940’larda doğan nüfus için yüzde 4
  • 1950’lerde doğan nüfus için yüzde 15
  • 1960’larda doğan nüfus için yüzde 14
  • 1970’lerde doğan nüfus için yüzde 18
  • 1980’lerde doğan nüfus için yüzde 17

KADINLAR ALEYHİNE ARTIYOR

  • Gelişmekte olan ülkelerde 1950lerde doğan kadınlar ve erkekler arasında görülen fark 1980’lere kadar sürekli bir azalma göstermiştir. Ancak Türkiye’de bu fark kadınların aleyhine sürekli artmıştır.
  • Türkiye’de alt %50’lik gelir grubundaki nüfustan en yüksek %25’lik gelir grubuna geçme olasılığı erkeklerde ve kadınlarda yaklaşık olarak;
  • 1950’lerde doğan nüfus için kadınlarda yüzde 13   erkelerde yüzde 18
  • 1960’larda doğan nüfus için kadınlarda yüzde 11   erkelerde yüzde 19
  • 1970’lerde doğan nüfus için kadınlarda yüzde 14   erkelerde yüzde 24
  • 1980’lerde doğan nüfus için kadınlarda yüzde 11   erkelerde yüzde 21

YOKSULLUK KUŞAKLAR ARASINDA SÜREKLİ OLUYOR

  • Türkiye’de ebeveynleri alt gelir grubunda olan bir bireyin alt gelir grubunda kalma olasılığı, yani yoksulluğun kuşaklar arası sürekliliği oldukça yüksektir.
  • Eğitim düzeyi yüksek olan ailelerde doğan çocukların ekonomik hareketlilik şansı eğitim düzeyi düşük olanlara göre iki kat daha fazla. Bunun nedenleri;
  • Ebeveynlerin çocuklarının eğitimi için daha fazla harcama yapabilmeleri
  • Ebeveynlerin eğitim düzeylerinin yüksek olmasının çocukları üzerinde niteliksel etkilerinin daha yüksek olması
  • Ekonomik hareketlilik kamu aşağıda belirtilen politikaları ile artırılabilir:
  • Çocukların eğitimi için daha çok kamu harcaması ve yatırım
  • Ekonomik olarak dezavantajlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim ve desteklerin sağlanması
  • Erken çocukluk eğitiminin geliştirilmesi
Paylaş

Yorumlar kapatıldı