Kadın üniversiteleri 2023 yılına kadar kurulacak

0

Kadın üniversiteleri 2023 yılına kadar kurulacak. Türkiye’de sadece kadınların girebileceği kadın üniversiteleri 11’inci Kalkınma Planı’na girdi. 2019-2023 yıllarını kapsayan bu plana göre 2023 yılına kadar Türkiye’de sadece kadınların gidebileceği kadın üniversiteleri kurulacak.

 

KADIN ÜNİVERSİTELERİ 2023 YILINA KADAR KURULACAK

Kadın üniversiteleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz haziran ayı sonunda G20 Liderler Zirvesi için gittiği Japonya’da bir kadın üniversitesinden Fahri Doktora Unvanı aldığı törende gündeme geldi. Japonya’da 800 üniversitenin 80’inin kadın üniversitesi olduğunu ve Türkiye’de de bunu istediklerini söyledi. Yurda döndükten sonra da yine katıldığı törende YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a seslenerek, “çalışmanı da buna göre yap. Türkiye de benzer bir adımı atmalı” dedi.

KADIN ÜNİVERSİTELERİ KALKINMA PLANINA GİRDİ

 

Üzerinden bir hafta geçmeden Meclis’e gelen 11’inci Kalkınma Planı’na sadece kadınların gidebileceği kadın üniversitelerinin kurulması girdi.  Planda  “Japonya örneği incelenerek sadece kadın öğrencilerin kabul edildiği kadın üniversiteleri kurulacaktır” diye yer aldı.

Japonya’da kadın üniversitelerine neden ihtiyaç duyulduğunu ise eğitim yazarı Pervin Kaplan anlattı. “Japonya’da kadın üniversiteleri kadınlar ‘eşit eğitim hakkına’ sahip oldukları için mi kuruldu? Cumhuriyet ve Atatürk sayesinde eşit haklara kavuşan Türkiye’nin kadın üniversitelerine ihtiyacı mı var? “ diyen Kaplan şunları dile getirdi:

Japonya’da kadın üniversitelerinin kurulmasını anlamak için tarihsel olarak eğitim sistemine bakmak gerekiyor. Cinsiyet eşitsizliğinin Japonya’da nasıl yaygın olduğu, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra bu yolda adımlar atılabildiği ve “karma eğitime karşı çıkan Japon şovenistliği” yüzünden kadınların yükseköğretime erişebilmelerinin tek yolunun da kadın üniversitelerinin kurulmasıyla aşılabiliyor. 19. yüzyılın ortasına kadar, erkek şovenizminin egemen olduğu feodal Japon toplumunda kadınların sosyal rolleri kadınların rolleri kocasına ve ailesine sadık biçimde hizmet etmekle sınırlıydı. Kızlar için ilkokul, ortaöğretim kavramı yoktu. Kadınların yükseköğretim kurumlarına erişme imkanı yoktu. Tarihsel süreçte ortaya çıkan kadın okulları Çin klasikleri, dikiş, resim, koto müziği ve çiçek arajmanı gibi kadınlar için Japon kültürünü öğreten okullardı. Ülkenin değerli kaynaklarının kızlar için boşa harcanmasına karşı çıkılıyordu. I. Dünya Savaşı (1914-1918) ile birlikte Japon kapitalizminde de aile değişmeye başladı. Kadınların “iyi eş, iyi ve bilgili anne” rolü ortaya çıkarken, kadınların eğitimi de gündeme geliyordu. Ancak  II. Dünya Savaşı’ndan önceki Japon eğitim sisteminde, tek cinsiyet eğitimi vardı ve kadınlar yükseköğretime erişemiyor ya da çok sınırlı erişiyordu. Kadın üniversitelerinin çıkışı da işte bu nedenle oldu. Üstelik kadınlar için yükseköğretimin kadınların evliliğini ve doğumunu geciktireceği, doğum oranını düşürdüğü savunuluyordu.

 2. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA 

Ancak II. Dünya Savaşı sonrasında kadınlara oy hakkı gibi yükseköğretime erişimlerinin sağlanabilmesi için adım atılabildi. Her iki cinsiyet için de eğitimde fırsat eşitliği kararı alındı. Bununla birlikte kadın üniversiteleri kurulmaya başlandı. Üniversitelerde kız öğrenci oranı 1955’te yüzde 12.4 iken, 2000’li yıllarda yükseköğretim kurumlarındaki kadınlar ile erkeklerin oranları eşitlenebildi. Kısaca kadınların yükseköğretime erişebilmelerinin tek yolu olarak kurulan kadın üniversitelerine Türkiye’nin neden ihtiyacı var? 

 

 

Paylaş

Yorumlar kapatıldı