Öğretmenlik ahlaki erdemler üzerine inşa edilmeli

0

Öğretmenlik ahlaki erdemler üzerine inşa edilmeli. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç öğretmen kaynağının yalnızca eğitim fakültelerinden sağlanmasının mümkün olmadığını söyledi. Saraç, öğretmenliği de yeniden inşa etmek gerektiğini belirterek, şöyle dedi: “Öğretmenliği, kültürel ve etik kodlarla ahlaki erdemler üzerine yeniden inşa etmek zorundayız. Eğitimin, her şeyden önce ‘ahlaki bir faaliyet’ olduğu göz önünde bulundurulmalıdır”

ÖĞRETMENLİK AHLAKİ ERDEMLER ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 90’ı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve YÖK Başkanı Saraç’ın katılımıyla YÖK’te düzenlenen toplantıda, eğitim fakültelerindeki öğretmen yetiştirme programları ele alındı.

Saraç’ın açıklamaları şöyle:

TÜM ÖĞRETMENLER EĞİTİM FAKÜLTELERİNDEN YETİŞEMEZ

Üniversitelerimizdeki farklı fakültelerde yer alan birçok lisans programı, öğretmenliğe kaynaklık teşkil etmektedir. Eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanında yapacağımız her türlü iyileştirme çalışmasında Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği artarak devam edecek. Eğitim sistemi içinde görev alan bütün öğretmen adaylarının eğitim, eğitim bilimleri fakültelerinde yetiştirilmesi mümkün değildir.

90’I AŞKIN ALANDA ÖĞRETMEN İSTİHDAM EDİLİYOR

Eğitim sisteminde 90’ı aşkın alanda öğretmen istihdam edilmektedir. Üniversitelerimizdeki farklı fakültelerde yer alan bir çok lisans programı, öğretmenliğe kaynaklık teşkil etmektedir. Bunun için ihtiyaç ve taleplere bağlı olarak ve Milli Eğitim akanlığının isteğiyle üniversitelerimizde açılan pedagojik formasyon eğitimi sertifika programları gibi bir konumuz daha vardır. Bu konuyu da Bakanlığımız ile iş birliği içerisinde sarih bir zemine oturtacağımıza inanıyorum.

221 BİN 530 ÖĞRENCİ EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE

Türkiye’de 93 eğitim ve eğitim bilimleri fakültesi ile 50 eğitim bilimleri enstitüsü bulunuyor. Yükseköğretimdeki mevcut örgün lisans öğrencisinin yüzde 9’u, yani 221 bin 530 öğrenci eğitim veya eğitim bilimleri fakültelerinde okuyor. Eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanındaki yüksek lisans öğrencisi sayısı 39 bin 556, doktora öğrencisi ise 6 bin 907’dir. Yani yükseköğretimde lisansüstü öğrencilerin yüzde 8’i, eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanında eğitim görmektedir.

AKADEMİSYEN SAYISI NEDİR?

2017-2018 eğitim Öğretim yılı verilerine göre bu fakültelerde istihdam edilen öğretim elemanlarının toplamı 8 bin 850 civarındadır.

Bunların 5 bin 698’i yani yaklaşık 3’te 2’si öğretim üyesidir. Buna göre yükseköğretimde istihdam edilen öğretim üyelerinin yaklaşık yüzde 7,5’i bu fakültelerde bulunmaktadır. Bu fakültelerdeki lisans programlarında ortalama öğrenci sayısı, öğretim üyesi başına 39, öğretim elemanı başına ise 25’dir. Lisansüstü eğitimde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 7,6’dır. Bu rakamlar gittikçe iyileşmektedir.

DERSLER TEORİK OLARAK İŞLENİYOR

Bir süre önce yapılan Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme Alanında Lisansüstü Eğitim Çalıştayı sonucunda, lisans üstü programlarda yer alan çoğu dersin teorik mahiyette, uygulamadan uzak, içerik yönünden birbiriyle örtüşen bir mahiyette olduğu belirlendi. İlgili enstitü, ana bilim dalı ve öğretim üyelerinin bu konuda daha duyarlı davranmalarını bekliyoruz.

EĞİTİM İHRAÇ EDEN ÜLKE KONUMUNDAYIZ

Türkiye olarak artık eğitimdeki sürekli yeni kavram, yaklaşım ve modeller ithal eden ve deneyen bir ülke değil, eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanında ulaştığımız olgunlaşma düzeyimize bağlı olarak telif ve yerli modeller geliştiren ve bunları ihraç edebilecek bir konuma geldiğimiz kanaatindeyim. Zira hiç bir sosyal sistem ve eğitim sistemi, bir ülkeden başka bir ülkeye olduğu gibi transfer edilemez. Bunlar, belirli tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik, politik sistemlerin etkileşiminin bir ürünüdür.

ÖĞRETMENLİK AHLAKİ ERDEMLER ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ

Öğretmenliği, kültürel ve etik kodlarla ahlaki erdemler üzerine yeniden inşa etmek zorundayız. Verilen eğitimde tutum ve davranışlar, değerler ve yetkinlikler üçlüsünü önemsiyoruz. Yeni eğitim modellerimizde bütün bu faktörleri de göz önünde bulundurmalıyız. Geçtiğimiz yıllarda birçok ülkede, öğretmen yeterlikleri kapsamında ulusal düzeyde standartlar geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu standartlar, daha çok öğretmenlerle ilgili bir ‘dış kontrol’ ve ‘hesap verme’ mekanizması olarak düşünülmektedir. Bu girişimlerde nesnel boyut ön plandadır, halbuki öğretmen niteliğinin ve eğitimin ‘öznel’ boyutlarını da göz ardı etmemeliyiz. Diğer taraftan eğitimin, her şeyden önce ‘ahlaki bir faaliyet’ olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

MEB İLE YÖK ARASINDA PROTOKOL YAPILDI

Programın sonunda MEB ve YÖK arasında, “Uygulama Öğrencilerinin Milli Eğitim  Bakanlığına Bağlı Eğitim ve Öğretim Kurumlarında Yapacakları Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Koordinasyon ve İşbirliği Protokolü” imzalandı.

Paylaş

Yorumlar kapatıldı