Yoksulluk gençlerin eğitimine son veriyor

0

Yoksulluk gençlerin eğitimine son veriyor. Genç Hayat Vakfı, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen Sessiz ve Görünmeyen Gençler Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma Adana, Ankara, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Samsun olmak üzere 6 kentte bire bir görüşme ve 4 ilde de odak grup görüşmeleriyle gerçekleştirildi.

YOKSULLUK GENÇLERİN EĞİTİMİNE SON VERİYOR

Çalışan gençlerin çalışma koşulları incelendiğinde uzun iş günü, güvencesizlik, düşük ücret, yetersiz iş ve eğitim gibi sorunların, gençlerin bağımsızlıklarını kazanmaları ve özerklik geliştirerek kendi yaşamlarını kurmaları önünde önemli engeller oluşturduğu görülüyor. Eğitim hayatından kopmanın en önemli etkenlerinden biri aile yoksulluğu. Bu durum da çözüm bulunmazsa aileden gelen sosyal eşitsizlik sürekli kendini yenileyerek, devam edecek.

3’TE BİRİ NE EĞİTİMDE NE İŞ YAŞAMINDA

 

Türkiye’de 15 – 24 yaş arası gençlerin üçte birine yakını, ne eğitim ne de çalışma hayatına katılıyor. Bu oran ile Türkiye, OECD ülkeleri arasında en üst sırada. Sessiz ve Görünmeyen Gençler Araştırması, bu çarpıcı verinin öznesi konumunda olan okumayan ve çalışmayan gençlerin sorunlarının görünür olması hedefiyle hayata geçirildi. Çözüm için atılacak en güçlü adımın öncelikle  sorunun kapsamlı olarak incelenmesi ve saptanması gerek.

 

KADINLAR DAHA FAZLA SAYIDA

 

Sessiz ve görünmeyen gençler grubundaki kadın sayısı daha yüksek. Kadınlar, çalışmama ya da işlerini bırakma sebebi olarak,”evlenme, geçici işlerin sona ermesi, hastalık veya sakatlık, çocuk sahibi olma” gibi etkenleri belirtiyor.
Eğitim düzeyi bakımından gençlerin yüzde 24’ü bir okul bitirmemiş. Yüzde 47’si ilkokul mezunu. Okumayan ve çalışmayan gençlerin yüzde 35’i kırda yaşıyor. Bu da yaşanılan bölgenin sosyo-ekonomik özelliklerinin okuma ve çalışma durumuna olan etkisini gösteriyor.

ÇALIŞAN VE OKUYAN GELECEKTEN UMUTLU

 

Okuma ve çalışma hayatına katılan gençler, sessiz ve görünmeyen gençlere göre geleceğe daha umutlu ve iyimser bakmaktadır. Siyasal ve sosyal hayata katılımda,yine çalışan ve eğitime devam eden gençlerin oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

 

KENDİ İMKANLARIYLA İŞ BULUYORLAR

 

Çalışan gençlerin yüzde 63’ü işlerini kendi imkanlarıyla buluyor. Bu grubu yüzde 34’le akraba, eş, dost aracılığıyla iş bulduğunu bildirenler izliyor. Çalışanların yüzde 77’si ücretli ama çalışanların yüzde 50’si de herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değil. Bu da gençlerin sigortasız çalıştırıldıklarını gösteriyor.

 

KADINA BİÇİLEN ROL EĞİTİMİ BİTİRİYOR

 

Genç kadınlarda erkeklerle karşılaştırıldığında çalışma beklentisi ve baskısı görülmüyor. Ancak ailenin ekonomik durumu, genç kadınların okuyup okumaması üzerinde önemli bir faktör. Okulun güvenli ve içinde bulunmaya teşvik eden bir ortam olarak görülmemesi, okulu bitirmenin zorlu ve meşakkatli bir süreç olarak görülmesi ve toplumda kadına biçilen önemli rollerden birinin annelik olması okulu bırakmayı ve çalışmayı seçmeyi kolaylaştırıcı bir etken olarak ortaya çıkıyor.
Türkiye koşullarında değerlendirilerek ülke koşullarına uygun şekilde gözden geçirilebilir ve bütünleşik bir model üretilebilir.

 

İYİ ÖRNEKLER NE YAPMIŞ?

* İspanya – Öğrenen Topluluklar Programı
* İrlanda – YMCA Örneği, İngiltere – Eylem Araştırması Programı,
* Japonya – Bağımsız Gençlik Kampları Programı
* İsveç – Gençlik Güvencesi Programı
* Avusturya – Şirketler-Üstü Staj Programı
* Kanada – Bladerunners Programı,
* İskoçya – Glasgow Genç İstihdam Modeli
incelendiğinde şu yaklaşımın öne çıktığı görülüyor:

BU ÜLKELER NASIL SİSTEM OLUŞTURMUŞ?

 

1- Yapılan çalışmalarda aile ve çevre paydaş olarak kabul edilmiş.
2- Gençlerin farklı özellikleri dikkate alınarak ihtiyaca özel farklı müfredatlar geliştirilmiş.
3- Kursiyer harçlıkları verilerek gençlerin programda tutulması sağlanmış.
4- Gençlerin bağımsız yaşama becerileri geliştirilmiş.
5- Katılımcı gençleri tanımak ve ihtiyaçlarını belirlemek için rehberlik ve koçluk hizmetleri geliştirilmiş.
6- Katılımcı gençler programın her aşamasında bilgilendirilmiş ve geleceklerine dair “gerçekçi” bir projeksiyon çizilebilecek sistem oluşturulmuş.
7- 7/24 iletişim servisiyle gençlerin eğitim ve istihdam alanında yalnız hissetmelerinin ve yaşadıkları sorunların önüne geçilmiş.
8- Okulu terk edebilecek öğrenciler için erken teşhis ve müdahale sistemi geliştirilmiş. İlgili gençlere dair veriler interaktif olarak tek bir sistem üzerinden yürütülmüş.

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NEDİR?

 

1) Saha çalışmaları erken yaşta çalışmaya başlayan çocukların, eğitim, beceri ve  deneyim açısından sınırlı gelişmeleriyle, yetişkinliklerinde de iş bulamama ve yoksulluk
döngüsünü kıramama riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Çocukların eğitimden
kopmaması ve çocuk işçiliğinin önlenmesi, genç isthidamını doğrudan etkileyecek bir çözüm.
2) Kamuda/yerel yönetimlerde yapılan çalışmalardan gençlerin haberi/farkındalığı olmaması, yapılan çalışmaların gençlere duyurulmasının ve katılımları için gençleri
motive etmenin önemini göstermektedir. Sosyal hayatın içinde aktif olarak bulunmayan, okumayan ve çalışmayan gençlere eğitim ve istihdam çalışmalarıyla ilgili bilgilendirmeler TV ve sosyal medya üzerinden yapılabileceği gibi, yerel yönetimler, muhtarlar, ilgili bakanlıkların il/ilçe müdürlükleri üzerinden yapılması halinde daha ikna edici ve güven verici olacaktır.

AİLENİN DESTEĞİ EĞİTİMİ SÜRDÜRÜYOR

 

3) Eğitime devam etmede ailenin öncelikle manevi sonra maddi desteğinin önemini tüm çalışmalarımızda gözlemliyoruz. Çocuğunun eğitim almasının, orta ve uzun vadede, önce çocuğun kendisine, sonra çevresine faydası dokunacağına dair farkındalığın her ailede eşit olmadığını söyleyebiliriz. Bu gibi anlarda özellikle öğretmenlerin durumu fark ederek, ailenin çocuğu desteklemesi için yardımcı olması, burs ve diğer olanaklar hakkında bilgilendirmesi, bazen sadece rol model olması bile, binlerce çocuğun eğitime devam etmesini sağlayacaktır.

ERGENLİK DÖNEMİNE ÖZEL İLGİ GEREK

 

4) Ergenlik döneminde okulu sevmemek veya dersleri anlamamak gibi duygu ve düşüncelerde olan, akademik başarıları düşük ergenlerin risk altında olabileceğinin değerlendirilip, onları eğitim sistemi içinde tutup, beceri kazandırma yönüne gidilmelidir. Bunun için e-okul üzerinden bir takip sistemi oluşturulabilir.
5) Çeşitli nedenlerle eğitim sisteminden uzaklaşmış gençlere, hayatlarının bir döneminde eğitime dönebilecekleri kanalların açılması çok önemli. Açık öğretim yanında, hızlandırılmış eğitim programları gibi programlarla tekrar örgün eğitime kazandırılan gençlerin, istihdam edilebilirliği artacaktır.

ARA ELEMAN YERİNE KALİFİYE ELEMAN

 

6) Meslek lisesi algısı toplumda değerli kılınmalı; “ara eleman” yerine “kalifiye eleman” tanımı tüm alanlarda kullanılmalıdır. İnsanların değerinin okuduğu okulla sınırlandırılmaması, topluma yararlı yapılan her işin toplumsal yaşamın sürmesi için gerekli olduğu başta ders kitapları, okullar ve öğretmenler tarafından anlatılmalı; kanaat önderleri, özel sektör ve kamu tarafından da her fırsatta vurgulanmalı.
7) Tüm araştırmalar gösteriyor ki, eğitim sisteminde kız çocuklara fırsat verildiğinde erkek çocuklardan daha başarılı bir şekilde okullardan mezun olabiliyorlar. Ancak çalışma hayatına geçişte erkeklerin çok gerisinde kalıyorlar. Bunda genç kadının, ailesinin olduğu ilde iş araması, güvenli bir iş ortamı araması, devlette iş araması, seyahat engeli olması gibi kriterlerden dolayı da, genç erkeklerin daha avantajlı olduğu görülüyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği prensiplerinin iş yerlerinde içselleştirilmesi, genç kadınlar için sürdürülebilir iş olanağı yaratacaktır. Bunun için ticaret, sanayi ve meslek odalarında, sendikalarda yapılacak eğitim, bilgilendirme ve ödüllendirme çalışmaları, kurumları da bu yönde teşvik edecektir.

STAJ VE GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALAR NEDEN ÖNEMLİ?

 

8) Staj ve/veya gönüllü faaliyetlerin, olanak varsa lisede başlaması, lisede olamıyorsa üniversitelerin bu tür faaliyetlere alan açması hayati önem taşımakta. Aksi halde, ömrünü başarılı bir akademik hayata adamış, ancak iş ve hayat dinamiklerine uzak bireylerin, iş ortamı ve beklentilerine uyum sağlaması zor olmaktadır. Staj ve gönüllü çalışmalar ise gencin kendini tanımasına, sorumluluk almasına, iletişim becerilerinin ve özgüveninin artmasına yardımcı olmaktadır. Ailelerin bu konularda genci desteklemesi çok önemlidir. Yeni mezunların özgeçmişlerinde bulunan bu tip referanslar, işe alımda etkin rol oynamaktadır.

MENTORLUK ÖNEMLİ

 

9) Gençleri isthidam eden işyerlerinin ilgili çalışanlarına, mentorluk, geri bildirim, hizmet içi eğitimler gibi çalışmalarla, gençlerin kısa sürede işyerine adapte edilebilmesi sağlanabilir. Bunun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, üniversiteler, meslek odaları, özel istihdam büroları ve sivil toplum kuruluşları çalışmalar yapabilir. Sürdürülebilir iş, hem verimliliğin hem de isthidamın artmasını sağlayacaktır.

 

GELECEĞİN MESLEKLERİ NE OLACAK?

10) Günümüzün gözde meslekleri olan bazı mesleklerin, 10-20 yıl gibi kısa bir süre içinde teknoloji ile elektronhk sistemler, robotlar, aplikasyonlar üzerinden yapılacağına dair sürekli yeni araştırmalar yayınlanıyor.
* Tele satıcılar, muhasebeciler, avukatların ve taksi şoförlerinin yerini makinelar alabilir. Ancak yaratıcılık, el becerisi, empati gerektiren işler daha uzun süre kalıcı olabilir.
** Eğitim sisteminin bilgiyi ölçmeye yarayan yapısının değişerek; yaratıcılığı, girişimciliği, sosyal becerileri öne çıkaran bir formata dönüşmesi, gençlerin eğitim ve istihdamda kolayca başarılı olmasını sağla

Paylaş

Yorumlar kapatıldı