Eğitim Konseyi kurulmalı

0

Eğitim Konseyi kurulmalı. Türk Eğitim Sen eğitimde makro planın açıklanacağı 15 Ekim öncesinde rapor yayımladı. Raporda eğitimle ilgili politikaların belirlenmesi için Eğitim Konseyi kurulması önerisinde bulunuldu. 

Türk Eğitim Sen’in hazırladığı rapor Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a da sunuldu. İşte bu rapordan satırbaşları:

EĞİTİM KONSEYİ KURULMALI

 

Her iktidar, her Bakan ya da her konjonktür değişikliğinde eğitim politikalarında değişiklik yapılması çok yanlıştır. Bu noktada Eğitim Konseyi kurulmalı; eğitim ile ilgili politika belirleme, planlama ve kararlarda bu konsey aktif rol oynamalıdır.

Sürecin en etkin tarafı ve ana yüklenicisi olarak Milli Eğitim Bakanlığı olduğu için konseyin sekretaryasını ve sürecin takibini Milli Eğitim Bakanlığı yapacaktır. Eğitim Konseyi’nde TOBB, meslek odaları, ticaret odalarını da içinde bulunduran özel sektör komiteleri olmalı. Sendikalar, dernekler, vakıflar gibi sivil toplum kuruluşlarını içeren sivil toplum kuruluşları komiteleri bulunmalı. Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı v.b. kamu kuruluşlarını kapsayan kamu komiteleri yer almalı. Toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla kültür ürünleri üreticileri komiteleri yer almalıdır.

 

KAMU KOMİTELERİ EĞİTİM MÜFREDATINI BELİRLEMELİ

 

Kamu komiteleri şunları yapmalı: Toplumun ihtiyaçlarına göre eğitim programlarının ve müfredatlarının belirlenmesi. Eğitim kurumlarının açılması ve alınacak öğrenci kontenjanlarının belirlenmesi, (meslek liseleri, eğitim fakülteleri, hukuk fakülteleri gibi fakültelerin kontenjanlarının belirlenmesi). Bölgesel farklılıklara göre planlamaların yapılması. Yeterliliklerin ölçülmesi. Mezunların takip edilmesi. Dezavantajlı grupların (hükümlü, tutuklu, engelli, yetiştirme yurdunda bulunan) sürece dâhil edilmesi gibi pek çok hususu planlar ve yürütülmesini sağlamakla yükümlüdür.

 

ARA ELEMAN İÇİN DE PLANLAMA YAPMALI

 

Eğitim Konseyi ayrıca, kendisine meslek kuruluşları, işletmeci, kamu idaresi gibi paydaşlardan gelen talepler doğrultusunda; istihdam ve küresel ve milli çıkarlar ekseninde ihtiyaca göre de ara eleman eğitimini planlamalıdır.

 

 

ÖĞRETMENLER ARASI STATÜ FARKLARI KALKMALI

 

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik kaldırılmalıdır, tüm öğretmenler kadrolu olarak atanmalıdır. Sözleşmeli öğretmenler 4+2 yıl çakılı olarak çalışmaktadır. Bu süreler zarfında mazeret durumu da dahil hiçbir şekilde görev yeri değişikliği hakkı verilmemektedir. Böyle bir uygulama insan haklarına da aykırıdır. Sözleşmeli öğretmen istihdamı ile amaçlanan kalkınmada öncelikli bölgelerdeki öğretmen ihtiyacının karşılanması ise, bu sorunun çözümü sözleşmeli öğretmen istihdamı yerine, ekonomik teşvik primi vb. yöntemlerle bu bölgelerde çalışmayı cazip hale getirmek olmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlik, çalışma barışını da bozmaktadır. Aynı öğretmenler odasında özlük hakları farklı öğretmenler oluşturulmaktadır. Bu yöntem geçmişte de denenmiş ve verim alınamadığı görülerek vazgeçilmiştir. Bu sebeple sözleşmeli, ücretli öğretmen istihdamından derhal vazgeçilmelidir.

 

ÖĞRETMEN ATAMALARINDA MÜLAKAT KALDIRILMALI

 

Mülakatlı öğretmen alımı mutlaka kaldırılmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlerimizin tamamının kadroya geçirilmesi, kadroya geçiş süreci tamamlanana kadar kadrolu öğretmenlerin yararlandığı tüm mali ve özlük haklardan yararlandırılması gerekmektedir.

 

ZORUNLU HİZMET TAZMİNATI ÖDENMELİ

 

Türk Eğitim-Sen’in yıllardır dile getirdiği zorunlu hizmet tazminatı önerisi dikkate alınmalıdır. Buna göre zorunlu hizmet tazminatları şöyle olmalı: 1. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 1 brüt asgari ücret. 2. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 1,5 brüt asgari ücret. 3. hizmet bölgesi alanlarına atananlara 2 brüt asgari ücret. Bu bölgelere isteğe bağlı olarak atanan ve bu kapsamda görev yapmakta olanlara tazminat tutarlarının ½’si oranında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesi yapılmalıdır.

 

ÖĞRETMEN LİSELERİ TEKRAR AÇILMALI

 

Eğitim fakültelerine öğrenci alımlarında adayların akademik başarılarının/yeterliklerinin yanında ilgi, tutum, isteklilik, konuşma kabiliyeti gibi özelliklerin de değerlendirilmeye alınması gerekmektedir. Eğitim fakültelerine aday yetiştiren, bir nevi alt yapısını hazırlamak amacıyla kurulan Anadolu öğretmen liseleri tekrar açılmalıdır. Çünkü öğretmen liseleri, öğretmen olmak isteyen adayları bilişsel ve duyuşsal olarak sürece hazırlama görevini yerine getirmektedir. Lisans düzeyi öğretmenlik programlarına yerleşmede bu tür liselerin önceliği olmalıdır. Eğitim fakültelerinin kontenjanı ihtiyaca göre MEB tarafından belirlenmelidir.

 

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU OLMALI

Okul binaları çevrebilimci, sosyolog, psikolog ve eğitimcilerden oluşan bir komite tarafından onaylanmalıdır. Okul öncesinde kendimize ait programlar geliştirilmelidir. Okulöncesi kurumlarda plastik vb. tehlikeli oyun alanları, oyuncak gibi materyallerden kaçınılmalıdır. Tahtadan yapılmış oyuncaklar vb. materyaller kullanılmalıdır. Okul öncesinde kendimize ait programlar geliştirilmelidir.

 

BÖLGELERİN EĞİTİM HARİTALARI ÇIKARILMALI

 

Bölgelerin eğitim haritaları çıkarılmalıdır. Yapılan gerçek değerlendirmeler ile ülkenin tamamındaki mevcut durum saptanmalı, okul müfredatından, öğrenci durumuna, öğretici kadrodan yönetim kademesine tüm gerçekliğiyle ele alınmalıdır.

GÖREVDE YÜKSELME SINAVI YAPILMALI

Öte yandan; yargı kararlarının uygulanması hususunda sert tedbirler alınmalıdır. Mesai saatleri dışında öğretmenlere angarya işler verilmemelidir. Görevde yükselme sınavları ivedilikle yapılmalıdır. Memur, hizmetli ve diğer personel ile ilgili görev tanımı sorunu çözülmelidir. Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği üniversite çalışanları dahil brüt bir maaş tutarında tüm eğitim çalışanlarına verilmelidir.

Paylaş

Yorumlar kapatıldı