Bakan Selçuk açıkladı: LGS seneye de var

0

Bakan Selçuk açıkladı: LGS seneye de var. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Liseye Geçiş Sınavı’nın (LGS) önümüzdeki yıl da devam edeceğini açıkladı. Bakan Selçuk, sonraki yıllarda LGS’nin devam edip etmeyeceğinin ise ekim ayında yapılacak toplantıda açıklanacağını söyledi.

Deneyimli eğitim editörü Pervin Kaplan’a konuşan Selçuk’un açıklamalarından satır başları şöyle:

 

BAKAN SELÇUK AÇIKLADI: LSG SENEYE DE VAR

 

“Bu sistem kötü” diyerek seneye değiştirmek istemiyoruz. Seneye de LGS sürecek. Bu sınav sisteminin getirdiği yapısal sorunların azaltılmasıyla ilgili çalışmamız var. Bu sürecin yönetimi konusunda çalışma var. Bu sınava hazırlanma, sınava duygusal rehberlik yapma, velilere duyurular şeklinde bir atmosfer olacak. Bu sistemin belirsizliklerini azaltacak, rahat bir ortam gelecek.

BAKAN SELÇUK: LGS KALDIRILACAK MI?

 

Seneye de LGS var. Ama sonraki senelerde (bu yıl 7’inci sınıfta okuyacaklar için) sürüp sürmeyeceğini ekim ayında yapacağımız toplantıda açıklayacağız. Çünkü üzerinde çalıştığımız yeni bir sistem var. Asıl hedefimiz kuralı yeni başlayanlara koymak, ortadakilere, bir sisteme başlamışlara yeni kural getirmemek. Nasıl bir sistemle karşılaşacaklarını en başından bilmeliler.

 

2’İNCİ 3’ÜNCÜ YERLEŞTİRMEDE RAHATLAYACAKLAR

 

LGS’de, 2’inci, 3’üncü yerleştirmede rahatlama olacak. Sakin olsunlar. Sorunların ne olduğunu 12 okul müdürü anında gördü ve 45 dakika içinde çözümü ürettiler. İhtiyaçları belirlediler. Yüksek puanlı çocuklar bir okula girememiş, düşük puanlılar girmiş. Çocuklar mutsuz olmuş. Şimdi değiştirilince çocuklar mutlu oldu.

 

KILAVUZUN KELİMESİNE DOKUNAMIYORUZ

 

Nisan ayında çıkan LGS kılavuzu var. Bunun kelimesine bile dokunamıyoruz. Bir kelimesine dokunsak bu kez sınav iptal edilecek. ‘Bu kılavuzu biz yazmadık’ diyerek de çekilemeyiz. Bu kılavuz sanki ‘nasıl olmasın’ diye hazırlanmış. Ama şunu da unutmamak gerek, kılavuzu biz yazmış olsaydık da her koşulda mutsuz olacak bir kesim olacaktı.

 

SİMÜLASYON YAPILMAMIŞ

 

LGS sistemindeki sorunların nedeni bir similasyon yapılmamasından kaynaklanıyor. Böyle bir sınav yaptığınızda ergenlikle bağlantısını, gelir dağılımının hangi diliminde ne tür sorun yaratacağını, nasıl yığılma olacağını, sınava nasıl hazırlanacağını tüm bunları görmek gerekiyordu. Bunların tümünü tasarlayarak gitmek gerekiyordu. Yani bir simülasyon yapılması gerekiyordu. Bu ise yapılmamış. Ama bunu getiren ekibin de kabahati yok. Çünkü bakanlıkta her şey günlük yürüyor. Taktiklerle yürüyor, operasyon seviyesinde yürüyor. Binaya giden şebekeyi siz doğru yapmazsanız sıkıntı yaşanır.

 

LGS VELİLERİNE MESAJI NE OLDU?

 

LGS yerleştirmelerinde velilerimiz sakin olsunlar, huzurlu olsunlar. 2’inci ve 3’üncü yerleştirmelerde bir rahatlama olacak. Sistem ince ayar gerektiriyor.

 

EKİM’DE YOL HARİTASINI AÇIKLAYACAĞIZ

 

Ekimin ilk haftası makro bir plan açıklayacağız. Bununla topluma karşı taahhüt altına girmek istiyoruz. Neler yapılacağı, nasıl takip edileceği, tasarım belli. Bu yol haritasını açıklayacağız. Yani bizi Ekim’de bekleyin. 3 yıllık bir plan açıklayacağız.

 

HEP GÜNLÜK İŞLER YÜRÜTÜLMÜŞ

 

Bugüne kadar genel operasyonel düzeyle yapılan işler var. Günlük işler yürütülmüş, kriz yönetimi şeklinde ilerlenmiş. Bir strateji seviyesinde, bir oyun kurmak olarak bakılmamış. Rahmetli Özal döneminde ortala çıkan yapısal reformların eğitime yansımaması boyutu var. 

BAKAN SELÇUK BAKANLIĞI NASIL KABUL ETTİ?

Eğitimde meselenin büyük olduğunun farkındayım. Cumhurbaşkanımız bana teklif ettiğinde bu işin kabul edilmemesi konusunda aklım yerindeydi. Ama beyefendinin çok güçlü iradesi var. Ancak böyle bir irade ile birleşilirse bunlar olabilirdi. Ben de bu yüzden kabul ettim. Bu yapının sürdürülebilir ve hesap verilebilir olması çok önemli. MEB’in ilk ihtiyacı sistem tasarımı, strateji ve bunun arkasından taktikler ve operasyonu yeniden tasarlamak geliyor.

 

GELECEĞE BAKANLIK EDİLİYOR

 

Milli Eğitim Bakanları kendi dönemine ilişkin değil, geleceğe ilişkin tasarım yapmalı. Bizim 3 yıllık bir plan dediğimiz aslında bir fidan anlamına geliyor. 10 yıllık bir persfektiften söz ediyoruz. Bunları yapamazsak demokrasinin de olma şansı yok.

 

BANA ‘MUHALİFLER DE SENİ SEVİYOR’ DİYORLAR

 

Doğrudur, evet bakan olmam toplumda bir yüksek beklenti yarattı. Bana sürekli ‘Sizi neden muhalifler de seviyor’ diyorlar. İyi bir beyin cerrahını solcular da sağcılar da sever. İnsanların ortak paydası çocuklar ise bunun üzerinde tüm muhalifler anlaşır. Çok yüksek bir umut ve beklenti olduğunun farkındayım, söylüyorlar da. Yüksek beklenti beni de endişelendirmiyor değil. Eğer not 89 olsa 90’a yükseltmek kolay olur da. Bana notu söyletmeyin şimdi. Ama ben çocuklarımızla ilgili güzel bir gelecek olacağına inanıyorum. Ama şunu da unutmamak gerekiyor. Eski alışkanlıklarla yeni çözümler üretemeyiz, eski alışkanlıkları dönüştürmek zorundayız. Bütün MEB dışında olup bitenler de bakanlığı etkiliyor. Dönüşümde tek başına bakanlık yeterli değil, bütünsel dönüşüm lazım.

 

 

AİLELER ÇOCUKLARI İÇİN NE BEKLİYOR?

 

Birkaç yıl önce bir araştırma yaptık. Ailelere “Çocuğunuzla ilgili ne bekliyorsunuz?” diye sorduk. Yüzde 90’ının beklentisi “Akademik olarak başarılı olsun bir de erdemli olsunlar” oldu. Aileler bu iki şeyi istiyor. Biz bu ikisini yapılandırmalıyız. Bunu yapabiliriz.

 

İHTİYAÇ TEMELLİ, BÖLGE TEMELLİ MÜFREDAT

 

 

Eğitimde bir karar alındığında bu tüm Türkiye için alınıyor. Meslek liseleri diyorsun, bu müfredat, bu karar tüm Türkiye’deki meslek liseleri için alınıyor. Oysa yatay ve dikey katmanlaşma gerekiyor. İhtiyaç odaklı müfredat gerek. Çocukların tamamına aynı matematik gerekmiyor. Herkes için ayrı müfredat olmalı, gerekirse bölge temelli olmalı.

 

ATATÜRK GÖLGESİNDE DURDUĞUMUZ AĞAÇ

 

Atatürk bu ülkenin kurucu lideridir. Ben kendi adıma saygı duyuyorum, o bizim gölgesinde durduğumuz ağaçtır. Ben daha 2004 yılında Kemalizm eğitimin yapı taşı olamaz demiştim. Bu da gazetelerde haber oldu. Bir şeyin sonuna izm getirirsen onu satıyorsun. Ben çocuklarımızın Atatürk’ü insan olarak tanımalarını, onunla tanışmalarını istiyorum.

TOPLUMDA AYKIRI SESLER OLMALI

 

Toplumda aykırı sesler olmalı, bu beni rahatsız etmiyor. Ben psikoloğum, aykırı sesler gerekli. Bizim omurgaya ihtiyacımız var. Ben eğitimi ideolojik değil, sosyo teknik anlamda tartışacağım.

TWİTLERİMİ NEDEN SİLECEĞİM?

İdeolojik mesele gündeme geldiğinde ben çekinmem. Benim twitlerimi gözden geçirdiler. Kaldıracak mıyım diye beklediler. Ben onları kaldırmam. Kaldıracak kadar seviyesiz değilim. Bu benim duruşum. Bu duruşun kırılganlığı çok yüksek, strese çok gelemiyor bu duruş. Çatışmalar, dedikodular olabilir. Ben legal olanla mücadele ederim. Ama asıl sorun legal olmayanlarla mücadele. Ben inancı olan adamım. Fatiha okurken neyi nereden dilediğimi bilirim. Herkes ödevini yapıyor. 

ATANAMAYAN GENÇ ÖĞRETMENLERE YAZIK

 

Öğretmenliğe hibrit bir model getirmek gerekiyor. Birkaç konsept üretmek gerek. Eğitim fakültelerinin farklılaştırılması gerekiyor. Bugün atanamayan öğretmen kavramı gelişti. Bu genç insanlara yazık. Onların ne suçu var?  Suçlu olan, çözüm üretmeyen bizleriz.

RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

Paylaş

Yorumlar kapatıldı